|
Türkiye Tekvando Federasyonu Başkanı Metin Şahin, sokakta çocuklardan yediği dayak yüzünden tekvando sporuna başladığını söyledi.
Tekvando Şampiyonası dolayısıyla Antalya nın Alanya ilçesinde bulunan Şahin, yaptığı açıklamada, 1972 yılında ilkokul 3. sınıftayken cimnastik sporuna başladığını, tekvando ile 1978 yılında tanıştığını dile getirerek, bu spora başlamasını şöyle anlattı: Bu spora başlamam çok enteresandır. Bir gün bisikletle çarşıda giderken, birkaç delikanlı yolumu kesti. (Para var mı) diye sordular. (Yok) dedim. Beni tokatladılar, bisikletimi de devirdiler. Çok üzüldüm bu olaya. Ben de gittim (Kendimi savunmayı korumayı öğrenmem lazım) diye tekvandoya başladım. İlk kez böyle tanıştım tekvando sporuyla. Fakat sonradan şunu gördüm ki, tekvando sporu normalde bir dövüş sporu gibi görünmesine rağmen felsefi olarak, nefsine hakim olmayı, kavga etmemeyi ve insanlara centilmence hareket etmeyi öğreten, bütün güzellikleri içinde barındıran bir spor dalıdır. Çok güçlü hale geldik ama bizden daha kötü durumda olanlara, zayıf olanlara, bize fiziki harekette bulunsa bile karşılık vermeyecek fazilete kavuşturan bir spordur. Ana amacı da budur. (Tae) ayak, (Kwon) yumruk ve (Do) iyilik güzellik ve bütün güzellikleri, faziletleri içinde barındıran felsefi bir terimdir. Bunun için herkese öneriyoruz çocuklarınızı tekvandoya gönderin diye. Türk gençliği gerçekten tekvando sporuna çok yatkın. Türkiye nin bu becerikli gençleriyle olimpiyatlarda da altın madalya almak en büyük hedefimiz. AVRUPA ŞAMPİYONLUĞUNA UZANAN YOL
Cimnastiği bırakıp tekvandoya geçtikten sonra bu dalda hızlı ilerlediğini ve 1980 de Konya daki müsabakalarda bölge şampiyonu, 1981 de ise Türkiye Şampiyonası nda yeni bir sporcu olmasına rağmen üçüncü olduğunu kaydeden Şahin, böylece otoritelerin dikkatini çektiğini belirtti. 1982 yılının sonunda Adana da yapılan Türkiye Şampiyonası nda birinci olduğunu ve milli takıma çağrıldığını ifade eden Şahin, aynı yıl büyük bir sakatlık geçirdiğini, bu nedenle milli takıma katılamadığını bildirdi. 1983 yılındaki milli takım seçmelerinde birinci olarak milli takımla dünya şampiyonasına katıldığını vurgulayan Şahin, şöyle devam etti: Bir müsabaka kazandım, ikinci müsabakada yenildim. Bu benim için çok büyük bir tecrübe oldu ve çalışmalarına devam ettim. Bu arada Gazi Üniversitesi nde beden eğitimi öğrencisiydim. 1983 yılının sonunda Antalya da yapılan uluslararası bir turnuvada, 4 kez Avrupa şampiyonu olmuş, dünya şampiyonu olmuş Alman bir sporcuyu yenerek birinci oldum. Tüm Avrupa ve dünyanın dikkatini çektim. 1984 yılında Almanya da yapılan Avrupa Şampiyonası nda tüm rakiplerimi yendim. Finalde, daha önce burada yendiğim Alman rakibe yenilerek ikinci oldum. 1985 de Kore nin Seul kentinde yapılan Dünya Şampiyonası nda, finalde Koreli rakibime yenilerek orada da ikinci oldum. 1986 da Avusturya da yapılan Avrupa şampiyonasında tüm rakiplerimi yenerek ilk kez Avrupa Şampiyonu oldum. Aynı yıl Avrupa Kupası nda da şampiyon oldum. 1987 de sakatlığımdan dolayı şampiyonalara katılamadım. 1988 geldiğinde hem olimpiyat, hem Avrupa şampiyonası vardı. 1988 de Ankara da düzenlenen Avrupa şampiyonasında finalde rakibimi yenmeme rağmen ikinci oldum. Aynı yıl Seul deki yarı finalde Koreli rakibimle berabere kalarak üçüncü oldum ve ilk kez olimpiyat madalyası aldım. 1990 da Avrupa şampiyonası vardı. Danimarka da yapılan bu şampiyonada ikinci kez Avrupa Şampiyonu unvanını aldım. 1991 de Atina daki dünya şampiyonasında finalde berabere kalınca üçüncü oldum. En son 1994 yılında Avrupa şampiyonasına katıldım. Finalde yine berabere kalmama rağmen hakem kararıyla maç karşı tarafın oldu. |